8.10.09

Dövmeyin Beni

Önce şunu söyliyim, ben de çok fazla özledim, dikmeyi, biçmeyi, yapıştırmayı, kesmeyi, fotolarını çekerken " ay çok beğenicekler yaşasın" diyip bloga eklemeyi, her yeni yorumda heyecanlanmayı falan filan... Ama hayat işte, ne zaman nasıl bir süpriz yapacağını kestiremiyor insan.

Lakin, uzun zamandır beklediğimiz bebeğimiz pazartesi günü geldi. Adeta küçük bir dişi maymun. 3 kilo olmasına rağmen bir karış boyu var. Surat zaten muşmula. O meşhur bebek kokusu bile alınmıyor koklandığında, hala deterjan falan kokuyor, o kadar taze yani namussuz. Ablamın o belalı, bol hastaneli, korku ve gözyaşı dolu hamileliğinden sonra rahat bir nefes alamamakla beraber evimi bile özler oldum. Afedersiniz bi tarafıma resmen ferfere sidiği kaçtı. Sevgilimi bile göremiyorum ki evet bu arada ben sözlendim. Ocakta nişan, temmuzda düğün diye hayal ediyoruz, ne kadarı kısmet olur bilemiyoruz. Bir ablama, bir bebeğe koşturmaktan, çeyiz alışverişinden uyuşmuş durumdayım. Ne evlilik heyecanı, ne bir mutluluk efenime söyliyim, kıvanç, sevinç falan hak getire... Saf yorgunluk şerefsizim.

İşte bu yüzden sizi bu kadar uzun zaman ihmal ettim, unutmadım, kalbimde yaşattım. Ufak ufak dönmeyi umut ediyorum. Dikiş makinesi de anca bebeğe çalışır oldu bu arada, iyi hoş ama gücüme gidiyor. Böhühüü..

İşte böyle sevgili bilögır.
Sevgiyle gözlerinden öper hasretle kucaklarım.

Bu şarkı da benden sizlere bugünlük hedaye olsun.


MusicPlaylistRingtones
Music Playlist at MixPod.com

14.9.09

Dönüyorum

Az daha sıkın dişinizi kızlar. :/

9.6.09

Öldürmeyen Allah...





Sevgili izlek,

Sen bu satırları okurken ben internetimin gelmesine bile sevinemeden, uyku gözlüğüm, migren krizim ve ben yatay pozisyonda Debussy dinliyor olacağız. İki haftadır süregelen migren dönencesinin sayesinde tam bir bitki oldum. Şifa ümidiyle Mozart'tan su sesine ne bulursam ipoda depolayıp yatıyorum. Güneşin rengini unuttum yeminle. Gözlerimi açtığım an kemçük kemçük bakıyorum etrafa, 2-3 sn sonra hoop tekrar takıyorum uyku gözlüğümü. Annemin yüzünü 2 hafta önceki haliyle hatırlıyorum. Hatıralarla yetiniyorum. Hüzünlüyüm, anlıyorsun mu?

Bir de bu halde sinemaya gitmeye cüret ettim. Bilirsin, Terminator 4'ü bekliyordum, ne leş bir film yapmışlar ya öyle. Diziyi öyle abzürt bir şekilde bitirdiler ki, filmi, devamı falan diye düşünüyor, kendimi avutuyor, çoşuyor, dans ediyordum. Velhasılkelam, filme gittim, sinirden daha da artan baş ağrım sebebiyle lanet edip, salonu ilk yarının sonunda terk ettim. Koşarak odama girdim, kendimi yüzüstü yatağıma attım, ağladım, ağladım, ağladım... John Connor'ın bütün fotoğraflarını yaktım, mektupları yırttım.

Anlayacağın bu aralar her sabah arabanın ön camında bulduğun kuş boku gibi kokusuz ama bir o kadar da vıcık ve rahatsız ediciyim. Beni böyle görmeni istemezdim izlek. Umarım tüm bunlar bana olan duygularını etkilemez.

Duydum ki, kısa günün karı ve pasaja ekliyceğim çantalar için bileklerini kesiyormuşsun. Sana bunları yaşattığım için özür dilerim.


Şimdi gidiyorum. Bi haftaya dönmezsem polis çağırın. Adios.


Allah'ın izniyle to be continued... :/

7.5.09

Mim

Dün itibariyle missipipi tarafından mimlenmiş, onurlanmış, şahlanmış bulunuyorum. Konusu hayal listesi imiş. Ben buraya hayallerimi, isteklerimi, dileklerimi yazsam blogger.com un altyapısı çöker, yazık olur. O yüzden küçük bir kısmını yazıcam, göreceli tabi bu kavram. Takdir sizin. Mim vesilesiyle bir el uzatan, yardımcı olan olursa ona gazoz alıcam evet.

  1. Müstakil, döküntü, sarmaşık güllerle sarılmış bir evde yaşamak istiyorum.
  2. Bahçemde çakal beslemek istiyorum.
  3. Çakalımın adı minnoş olsun istiyorum.
  4. Dikiş makinem benimle konuşabilsin, iğneye elimi kurban edeceğim zamanlarda beni uyarsın istiyorum.
  5. Deli gibi alkol alayım ama alkolik olmayayım istiyorum.
  6. Saçlarım daha fazla dökülmesin istiyorum.
  7. Her gece, pınar beyaz reklamında ağlamış gibi yapan velede sarılarak uyumak istiyorum.
  8. Kaslı vücudumun minyon olmasını istiyorum.
  9. Bi takım gerizekalıların, artık aşina olup, gerçekte ne olduğunu unuttukları savaş kelimesinin aslında ne anlama geldiğini hatırlamalarını istiyorum.
  10. Kürkü için kafalarına vurarak hayvan öldüren şerefsizlere günlerce işkence etmek istiyorum.
  11. Asla evlenmemek ama onlarca çocuk sahibi olmak istiyorum.
  12. Atatürk ölümsüz olarak geri dönsün istiyorum.
  13. Antalya'da bağ bostan, çiftlik tarzı bi yazlığım olsun, akşamüstleri yeleleri ahenkle dans eden atımla saatte 320km yapayım istiyorum.

Bitmez anacım işim gücüm var yeter.
Mimliyorum
zfashion
hesionka'nın defteri
bakıyorum
buketlik işler


Kendine iyi bakıyosun öpüyosun.

6.5.09

We all die for John Connor






Selamlar. Sesim soluğum çıkmıyor çünkü son postumu yazdığım günden bu yana bir terminatör manyaklığı almış gidiyor beni. Herşey serin bir yaz akşamüstüsü Terminator the Sarah Connor Chronicles adlı diziyi izlememle başladı. O ara Lost tatildeydi, çaresizdim, tutunacak bir dal arıyordum... Daha önce Terminator filmlerinin hiçbirini çekici bulup da izlememiştim. Çocuk aklı işte, hehe.. :/ Lakin bu dizinin de, filmlerin hikayesinden bi haber olduğum için, Arnold abimle bir alakası olmadığını sanmıştım. Bayıla bayıla ilk sezonu bitirip kendimi dinlenmeye bırakmış ve losta dalıp unutmuştum. Tekrar başlamış ve bi avazda bitirmiş bulunuyorum. İlk sezonun 3-4 bölümünü izledikten sonra ağzımın suları aka aka araştırdım ve her ince ayrıntısını öğrentim ki, dizi, T2 ve T3ün arasında yaşananları anlatıyormuş. Aman ben bir fenayım günlerdir sormayın. Zaten gelip hayırdır öldün mü kaldın mı diyen de yok. Bayılıp kalsam pcnin başında haberiniz olmiycak. Pes size. Vallahi..

Zaar 2. sezonun son bölümünü, sezon finali mi yoksa toptan final olarak mı verdikleri belirsiz. Etrafta şekil şekil dedikodular dönüyor. Ama ben ümidimi kesmiycem ve bekliycem. Sonuçta "we all die for John Connor" falan.. Öyle pis yerde bitti ki namussuz, ramak kaldı hakkaten die for John Connor anasını satayım.

Neyse ki mayısta Terminator 4 Salvation vizyona giricek de az da olsa kolesterolüm düşücek. Gerçi duygularımı yakınımdakiyle paylaşmayı geç, evde yalnız olduğumu varsayacak olursak, fragmanını izlerken bir kaç kez üst üste ellerimi suratıma vurarak "abbooooooooovvvv" diye haykırmam pek hayra alamet değil. Kafayı sıyırıyorum, yarın öbür gün benim laptopu ayaklanmış odada koştururken görürsem korkudan altıma işerim. Eyvahlar olsun.

Dizi bitince ne yaptım dersiniz? Tabi ki oturup ardarda Terminator 1 ve 2 yi izledim. Şimdi de arkadaşımdan 3ü bekliyorum. Bu hafta getiricek. O zamana kadar kendimi yememek ve sokaklarda koşup "abbooooooooovv" diye bağırmamak için dikiş dikicem. Çanta falan, süslemeli, kafa yormalı bişeyler olması lazım.

İşte böyle. Hasta la vista beybi.

30.4.09

Kısa günün karı





Sevgili izlekler, bugün mukavvadan süt yapiciz.
Ne zamandır bu espriyi yapmak istiyodum, bugüne kısmetmiş.

Kısa bir aranın ardından yeni bir kar, yeni bir gün, yeni umutlar falan. Bildiğimiz poşetten, plastik tabaka yapıp aksesuara dönüştürüyorum ben, istedim ki siz de yapabilin, mutlu olun, ışık saçın.

Uzatmiycam, size olan kısa günün karı borcumu ödeyip, anneanneme olan borcumu ödemek üzere, anjiyosuna yetişmek için evden koşarak çıkıyorum. Şablonu da akşam scanleyip ekliycem, affınıza sığınıyorum. Sağlıcakla kalınız.






thegirlishfactorybyclara iftiharla sunar...

Poşetten Bozma Kolye



video




müzik, Fleetwood Mac - need your love so bad

28.4.09

Mola

Biliyorum, uzun zamandır kısa günün karı postu yazamıyorum. Kendi çapımda mola verdim. Koşturmaktan vakit buldukça sizlerin postlarınıza bakınıyorum, bir iskambil falı bakıp yatıyorum valla.
Bir de yeni dikiş makinesi aldım üzerinize afiyet... Pek güzel, düğmelerine basıyosun böyle bik vik ötüyo falan süper teknolojik. :/
Onun mayhoşluğu ve meşguliyeti de var. (:
Ama bu meşguliyetlerimden siz de faydalanın diye ufak tefek kıyaklarım olucak, 5 liraya dünya güzeli ve her birinden 1er tane yapıcağım makyaj çantaları, 15liraya devasa bez kol çantaları falan... Elimin emeği, gözümün nuru herbiri, paha biçilemez ama çok az para, çok çok alışveriş falan diye bi imaj yaptık bi kere, mecbur maliyet muhabbetine satıcaz artk. hehe :P Görün bakalım nasıl süsliycem sizi.. (=